Felsefe

Antik Yunan’da Patriyarka: Kadınlar Felsefenin Neresinde?

Bir anlatı vardır, bilirsiniz… Geniş bir meydan, meydanda tezgahlar; önlerinde sakalı uzamış adamlar, tek omzu açık elbiseleriyle hararetle bir şeyler tartışırlar. Aralarında daha bilge görünen biri, görece daha yüksek bir yere çıkar ve yaşamın gizemlerinden, erdemden, akıldan ve özgürlükten bahseder. Görünürde hiç kadın yoktur, sanki şehir tamamen erkeklerin sözlerine terk edilmiştir. Hep merak etmişimdir kadınlar […]

Antik Yunan’da Patriyarka: Kadınlar Felsefenin Neresinde? Read More »

Tükenmişliğin Ekonomisi

Kapitalizmin Duygusal Rejimi Kapitalizm, yalnızca emeği değil, insanın iç dünyasını da üretim sürecine dâhil etti.  Sömürü artık, zihinlerde ve duygularda da gerçekleşiyor. Duygular, hissetme biçimleri, hatta yorgunluklarımız bile sistemin dolaşımına sokulmuş durumda ve böylece insan, bir “hissetme makinesi”ne dönüşüyor.   “Daha iyi olmalıyım”, “kendimi gerçekleştirmeliyim”, “pozitif kalmalıyım” bütün bu sözler modern itaat biçimlerinin gizli dilidir. Bu

Tükenmişliğin Ekonomisi Read More »

Felsefeyi Ayakları Üstüne Oturtmak

“Dünya felsefeleştikçe felsefe de dünyevileşir. Onun gerçekleşmesi aynı zamanda onun kaybedilmesidir.” [1] Karl Marx Filozof dendiğinde, çoğu zaman elinde sigarasıyla uzaklara bakan, muğlak ve etkileyici aforizmalar sıralayan uyuşuk ve mutsuz bir erkek figür gelir aklımıza. Şüphesiz, tarihi varoluşçu Fransızlara uzanan bu tipleme, bir karikatür olmanın ötesinde, felsefenin de bulunduğu duruma ayna tutuyor. Yani yaşamın uzağında

Felsefeyi Ayakları Üstüne Oturtmak Read More »