felsefe

Antik Yunan’da Patriyarka: Kadınlar Felsefenin Neresinde?

Bir anlatı vardır, bilirsiniz… Geniş bir meydan, meydanda tezgahlar; önlerinde sakalı uzamış adamlar, tek omzu açık elbiseleriyle hararetle bir şeyler tartışırlar. Aralarında daha bilge görünen biri, görece daha yüksek bir yere çıkar ve yaşamın gizemlerinden, erdemden, akıldan ve özgürlükten bahseder. Görünürde hiç kadın yoktur, sanki şehir tamamen erkeklerin sözlerine terk edilmiştir. Hep merak etmişimdir kadınlar […]

Antik Yunan’da Patriyarka: Kadınlar Felsefenin Neresinde? Read More »

Felsefeyi Ayakları Üstüne Oturtmak

“Dünya felsefeleştikçe felsefe de dünyevileşir. Onun gerçekleşmesi aynı zamanda onun kaybedilmesidir.” [1] Karl Marx Filozof dendiğinde, çoğu zaman elinde sigarasıyla uzaklara bakan, muğlak ve etkileyici aforizmalar sıralayan uyuşuk ve mutsuz bir erkek figür gelir aklımıza. Şüphesiz, tarihi varoluşçu Fransızlara uzanan bu tipleme, bir karikatür olmanın ötesinde, felsefenin de bulunduğu duruma ayna tutuyor. Yani yaşamın uzağında

Felsefeyi Ayakları Üstüne Oturtmak Read More »

Sus ve Hesapla!

Günümüzde çeşitli bilim alanlarında icraatta bulunan pek çok insan için felsefe miadını doldurmuş, (ona atfedilen) yöntemleri geçerliliğini yitirmiştir. Bu çıkarımla sonuçlanan tutarlı argümanlarını oturup dinlerseniz, onların haksız olmadıklarını görürsünüz. “Felsefe,” derler, “kurguculuktur, dahası, elle tutulur bir sonuç vermez.” Bu cümlede özneyi (“Felsefe”) görmezden gelirsek devamında gelen yüklemler, bilimsel etkinlikte bulunan birisini soğutmaya yetecektir. Kuşkusuz bilimin,

Sus ve Hesapla! Read More »