Bu raporda büyük oranda Özgürlükçü Gençlik’in 2026 yılında “Gençliğin Geleceksizlik Zirvesi’ne giderken: Gençlik Nerede? İşçilik, İşsizlik ve Geleceksizlik” başlığı altında gerçekleştirdiği söyleşiler dizisinin Motorlu Kurye İşçileri Derneği ile gerçekleştirilen “Yeni Çalışma Düzeninde Motokuryelik” başlıklı oturumunda yapılan sunuş ve tartışmalardan yararlanılmıştır.
Motokuryelik; kapitalist üretim tarzının güncel aşamasında lojistlik süreçlerin, platformlar ve algoritmalar aracılığıyla yeniden örgütlendiği bir sektördür. Geleneksel kuryelikten farkı, işçinin başka bir işçi tarafından -amir ya da supervizor- değil direkt algoritma ve yapay zeka tarafından yönetilmesidir.
Motokuryeler “esnaf kurye” adı altında çalıştırılır. Bu sebep motorun tüm bakım, yakıt ve sigortasını kendi cebinden karşılar. Bu durumun yanında üretim süreci ve ürün üzerindeki denetim bütünüyle diljital platformların elindedir. Motokuryeyi koruyan hukuki statülerden arındırılmış, kendi sömürü maliyetini kendi karşılayan bir “gezici fabrika işçisi”* haline getirir.
Doğuş ve Yükseliş: Kapitalizmde Kâr, Motokuryelikte Hız Hırsı
Motokuryeliğin bir sektör olarak yükselişi, sermaye birikiminin “zaman” üzerinden kurgulanmasıyla doğrudan ilişkilidir. Kapitalist toplumda yeniden üretim süreci, işçinin kendi ihtiyaçlarından ziyade sermayenin karını büyütmeyi hedefler. Yeniden üretim sürecinin kısaltılması, zaman kavramının kapitalizmin gelişmesiyle hızlanmasıyla paralel olarak işçinin kendi yemeğini yapacak veya alışverişe gidecek zamanının dahi gasbına yol açmıştır. Bu “zaman yoksulluğu” dayatımı üzerinden motokuryelik sektörünün doğuşu kaçınılmaz olmuştur.
Özellikle 2020 pandemi süreci, bu sektörün gelişimi için koşulları oluşturdu. Halkın evlere kapatldığı pandemi sürecinde kuryeler sermaye akışının kesilmemesi için sokakta olan işçi kesimlerinden biriydi. Güvencesiz ve esnek çalışma saatlerinin motokurye sektöründe olgunlaştığı dönem de bu dönemdi.
Başlangıçta “mesaini kendin belirle” ve “ek ve hızlı gelir kapısı” olarak pazarlanan motokuryelik, kısa sürede tam zamanlı bir sömürü alanına dönüştü. Bugün bu yükseliş, gelişmiş lojistik ağlar ve yapay zeka destekli algoritmalarla perçinlenmiş; işçinin hız uğruna canı yok sayılan boyuta gelmiştir.
Türkiye’de Motokuryeliğin Güncel Durumu
Türkiye’de motokuryelik, güvencesiz emek rejiminin en yoğunlaştığı alanlarda biri haline gelmiştir. Sektörde kayıtlı yaklaşık 130 bin kurye bulunsa da, informal ve kayıt dışı çalışanlarla bu sayının 300 bine yaklaştığı tahmin edilmektedir.
Türkiye’de motokuryelerin “esnaf kurye” çalışma modelinde gösterilmesi sebebiyle motokuryelik işçi statüsünde değildir. Türkiye, ITUC Küresel Haklar Endeksi’ne göre işçi hakları bakımından dünyanın en kötü 10 ülkesinden biridir ve motokuryeler bu tablonun en alt basamaklarından birinde yer almaktadır.
Sektörün en büyük sorunu, ölümlerin “münferit kaza” olarak değerlendirilip sistematik sömürünün perdelenmesidir. Kurye Hakları Derneği’nin 2025 verilerine göre, bir yıl içinde en az 44 kurye çalışırken yaşamını yitirmiştir. Bu ölümlerin yarısı dijital platformlar adına çalışan kuryelerden oluşmaktadır. “Hız baskısı” ve “paket başı ödeme sistemi”, kuryeleri trafik kurallarını ihlal etmeye ve can güvenliklerini hiçe saymaya zorlamaktadır. Devletin denetim eksikliği ve TÜİK/Bakanlık bazında şeffaf verilerin açıklanmaması, bu ölümleri görünmez kılınmaktadır.
Motokuryelik sadece ani ölümlerle değil, uzun vadeli bedensel yıkımlarla da işçiyi tüketmektedir. Esnaf kurye modelinde kuryelerin “rapor hakkı” yoktur, çalışmadıkları her gün doğrudan kazanç kaybı demektir. Bu zorunluluk kuryelerin sağlık durumu elverişli olmadığı durumlarda bile (şiddetli ağrılar, sakatlılar vb. ile) motor kullanmasına yol açmaktadır. Fiziksel yıkım, hijyen, enfeksiyon ve ekipman sorunu sektörün öne çıkan sorunları olarak görünmektedir. Uzun yıllar çalışan kuryelerde bel fıtığı, kronik sırt ağrıları ve erken yaşta başlayan diz kireçlenmesi (menisküs) standart hale gelmiştir. Temiz tuvalet bulamayan kadın kuryeler başta olmak üzere, çalışanlar arasında sistit, enfeksiyon ve böbrek sorunları yaygındır. Ekonomik kriz nedeniyle kuryeler en ucuz ve kalitesiz ekipmanlara mecbur kalmaktadır. Sektördeki kuryelerin deyimiyle, mevcut ekipmanların tek işlevi “ceset bütünlüğünü korumak” seviyesine inmiştir.
Aynı zamanda bu iş kolundaki platform şirketleri sözleşmeleri şirketleri avantajlı konuma yerleştirirken kuryeleri korumamaktadır. “Şirketler sözleşmelerde tek taraflı fesih ve tek taraflı olarak sözleşmeleri değiştirme yetkisine sahiptir. Yani patronlar hiçbir gerekçe göstermeden kuryelerin sözleşmelerini feshedebilir. Bu da kuryeleri işsiz kalma ile baskılanması anlamına gelmektedir.”1 Bu durum motokuryeleri güvencesiz ve ağır çalışma koşullarını kabul etmek zorunda bırakmaktadır.
Motokurye Sektöründeki Genç İşçilik: Part-Time Yanılgısı
Sektörün demografik yapısı incelendiğinde, motokuryeliğin bir “genç işi” haline getirildiği açıkça görülmektedir. Artan yoksulluk, üniversite öğrencilerinin barınma ve beslenme giderlerini karşılayamaması binlerce genci esnek ve güvencesiz bu alana itmektedir.
Şirketler, “kendi işinin patronu ol” veya “hızlı para kazan” gibi propagandalarla gençleri hedef almaktadır. Gençler başlangıçta bu işi “part-time” veya geçici bir çözüm olarak görse de, algoritmanın cezalandırma mekanizması (paket reddedince puan düşmesi, iş verilmemesi) bu çalışmayı tam zamanlı ve yoğun bir mesaiye dönüştürmektedir.
Motokuryelikte 2025 yılındaki ölümlerin %61’ini 18-28 yaş aralığındaki gençler oluşturmaktadır. Sadece gençler değil, çocuklar da bu sektörde çalışmaktadır.) 2025 verilerine göre yaşları henüz 17 olan 4 çocuk kurye hayatını kaybetmiştir. Adana’da başkasının hesabı üzerinden Burger King için çalışan 17 yaşındaki Mehmet Efe Yaman’ın hayatını kaybetmesi, üniversite öğrencisi Ata Emre Akman’ın katledilmesi motokuryelik alanındaki hayati tehlike düzeyini gösteren sadece iki örnektir.
Örgütlenme ve Direnişler
Motokuryelerin “esnaf kurye” modelinin bir sonucu olarak işçi statüsüne sahip olmamaları, motorkuryelik alanındaki sendikal mücadelenin diğer sektörlere göre daha kısıtlı olmasına sebep olmaktadır. Motokuryelerin bugün dernekler veya 10. iş kolu üzerinden örgütlendikleri görülmektedir. TEHİS (Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası) ve MİD (Motorlu Kurye İşçileri Derneği) bunlardan ikisidir.
Türkiye’deki yasalar (6356 sayılı kanun), esnaf kuryelerin ve %1 barajının altında kalan bağımsız sendikaların toplu sözleşme yapmasını engellese de motokuryeler fiili direnişlerle kazanım elde edebilmektedir. Yemeksepeti’ndeki 56 günlük direniş, Trendyol ve Getir kuryelerinin kontak kapatma eylemleri sadece ücret artışı değil, aynı zamanda kuryeliğin işçi statüsünün tanınmasına yönelik mücadelesidir.
1 https://www.elyazmalari.com/2026/01/23/yemeksepetinde-kuryeler-direniste/
Kaynakça:
–https://bianet.org/haber/2025te-en-az-44-moto-kurye-calisirken-hayatini-kaybetti-4u-cocuk-315595
–https://www.tehis.org/algoritmik-uretim-ve-yeniden-uretim/
–https://www.safezonejournal.com/is_guvenligi/moto-kuryelerde-is-guvenligi/
–https://www.isigmeclisi.org/21536-is-cinayetlerine-ve-cocuk-isciligine-karsi-mucadeleye-2025-yilind






