Yazılar

Siyasi İktidar ve Sermaye Kıskacında Yükseköğretim

Çeşitli insan etkinlikleri ve üretim alanları gibi, bilgi üretiminin ve dağıtımının sağlandığı bir alan olarak kurumsallaşan yükseköğretim organizasyonları, insanlık tarihinde çeşitli biçimlerde ortaya çıkar. Bugün, Avrupa emperyalizminin ve dünya genelinde özünde tek biçimde süregelen kapitalist üretim ilişkilerinin bir nedeni olarak, bu kurumların çoğunluğu bugün üniversite olarak adlandırdığımız bir forma sahiptir. Bu araştırma ve öğrenim kurumlarının

Siyasi İktidar ve Sermaye Kıskacında Yükseköğretim Devamını Oku »

Filistin’de Direniş: İnsanca Yaşamak İçin Savaşmak

Emperyalizm ve Siyonizme karşı Cephe Siyonizm, Yahudi milliyetçiliğini temel alarak vaat edilmiş topraklarda yerli halkı yerinden ederek Yahudi devletinin kurulması amacıyla ortaya çıktı. İsrail, bu amaçla kuruluşundan itibaren işgalci bir devlet olarak emperyalist ülkelerin bölgedeki çıkarlarını koruyor. Filistin topraklarındaki varlığını 1948’de kuruluşundan itibaren yerli halkı yerinden etme ve mülksüzleştirme politikalarıyla sürdürüyor.  İsrail’in insanlık dışı ablukası

Filistin’de Direniş: İnsanca Yaşamak İçin Savaşmak Devamını Oku »

En’ler Zamanında Vasat

Kapitalizm, küresel yayılımı mutlak bir sistemdir. Bir fay hattı gibi; şiddeti yeryüzüne çok yönlü bir yıkım şeklinde yayılır. Yaşamın bütününe nüfuz ederek, mutlak bir tahakküm düzeni kurar. Stratejik mülksüzleştirme ve yoksullaştırma üzerinde egemenliğini yeniden ve yeniden üretir. Bir anlamda yaşama ilan edilmiş bir sürekli savaş halidir. Ocak ayında yayımlanan 2024 OXFAM raporunun her satırı bu

En’ler Zamanında Vasat Devamını Oku »

Gettoları Değil, Tüm Kentı̇ İstiyoruz!

Trans hareketi tarihine baktığımızda, trans kimlikler kendilerini var etmeye başladıkları ilk andan günümüze kadar neredeyse aynı hak taleplerini sürdürmeye devam ediyor demek çok da yanlış sayılmaz. Hala yaşam hakkı, barınma ve çalışma hakkının Türkiyeli translar ve travestiler tarafından hukuki bir düzlemde kazanılamamış olması hareketin en büyük sorunlarından. Ulus devlet sürecinden beri tüm ezilenleri yok sayan;

Gettoları Değil, Tüm Kentı̇ İstiyoruz! Devamını Oku »

Kürdistan mı var Lubunyalar mı?

2024 Newroz’unda İzmir ve İstanbul’da biz LGBTİ+ların saldırıya uğramasıyla birlikte ‘Kürdistan vardır, lubunyalar vardır!’ sloganı tekrardan gündem oldu. Kimin gözünden baktığımıza göre değişmesiyle birlikte iktidara göre ikisi de “yok” ve yok olmak zorunda.  Newroz’da saldırıya uğramamızla başlayacak olursak: Mayıs seçimlerinden sonra faşist iktidar hamlelerini sürdürmekle birlikte Türkiye’deki toplumsal hareketlere açtığı savaşı hızlandırmış durumda. Bunun bir

Kürdistan mı var Lubunyalar mı? Devamını Oku »

Kampüs Cadıları Merkez Koordinasyon 8 Mart Değerlendirmesi

Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanında kadınların coşkuyla sokakları doldurduğu, öfkesini neşesine kattığı bir 8 Mart geçirdik. Mayıs seçimlerinin üzerinden neredeyse bir sene geçti. Hem seçim sürecinde hem de seçimlerin ardından özellikle Cumhur İttifakı cenahında kadın ve LGBTİ+ düşmanlıklarının sistematik olarak yükseltildiğini ve bunun politize edildiğini gördük. İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin ardından 6284 Sayılı Kanuna yönelik

Kampüs Cadıları Merkez Koordinasyon 8 Mart Değerlendirmesi Devamını Oku »

Gençlik ve Laiklik

Laikliği birkaç cümle ile sınırlandıramayabilriz. Laic (=Laique), Latince “Laicus”tan gelen Fransızca bir kelimedir.Eski çağlarda bu söz rahip olmayan anlamında kullanılıyordu. Laiklik Yunanca’da “Halk” anlamına gelen “Laos” isminden türetildi. Yani papaz, rahip, piskopos sıfatı taşımayan Hıristiyanlara deniyordu. Yunanca sıfat olarak kullanıldığında ise “Laikos” şekline dönüştü. Avrupa da laikliğin ortaya çıkış ve gelişimi elbette bizim coğrafyamızdan oldukça

Gençlik ve Laiklik Devamını Oku »

“Duvarsız Üniversite” ya da Açık Ticarethane

Üniversitelerin sermaye birikim alanlarına dönüştürülme hamlelerini, neoliberal politikaların hayatın her alanında olduğu gibi üniversitelere de yansıması ve bu yansımanın sonuçlarını uzun zamandır tartışıyoruz. Geldiğimiz noktada kapitalizmin yapısal krizlerinin ve bu krizlerin etkisinin giderek daha da zuhur etmesiyle birlikte sürecin hız kazandığı değerlendirmesini de yapıyoruz. Şüphesiz ki bu değerlendirme yaşam alanlarımız olan üniversiteleri de kapsıyor. Yakın

“Duvarsız Üniversite” ya da Açık Ticarethane Devamını Oku »

Kaygı Siyaseti: Duvarsız Üniversite

8 Şubat’ta İstanbul Üniversitesi rektörlüğünün “Duvarsız Üniversite” sloganıyla aldığı Beyazıt Kampüsü’nün ziyarete açılma kararı, geçtiğimiz ay boyunca sol içerisinde çokça tartışmaya konu oldu. Farklı sol yapı ve mecralar, solun teorik düzlemde büyük oranda hemfikir olduğu “kamusal üniversite” ve onun bir uzantısı olan herkese açık üniversite konseptine dair -bu tartışmalar dahilinde- farklı perspektifleri benimsedi. Kaygılar Bu

Kaygı Siyaseti: Duvarsız Üniversite Devamını Oku »

Felaket Kapitalizmi ve Neo-liberal Devletin Aktüel Olgusu Olarak Mülksüzleştirme

Naomi Klein, Şok Doktrini (2007) kitabında, kendi tanıklığında New Orleans’ta gerçekleşen Katrina Kasırgası ardından gelişen süreci açıklayarak bir “gizli” gerçeği açık eder. Bu süreç en başında “felaket kapitalizmi”nin kendi işleyiş yasalarına uygun gerçekleşmektedir. Felaket kapitalizmi, sermayenin, büyük ölçekli krizlerden doğrudan kâr elde etmesinin ve yayılmasının yöntemidir. Büyük ölçekli krizler; doğal felaketler, savaşlar, piyasaların çökmesi gibi

Felaket Kapitalizmi ve Neo-liberal Devletin Aktüel Olgusu Olarak Mülksüzleştirme Devamını Oku »